çömlekçi

كَانَ الْخَزَّافُ يَصْنَعُ الْأَوَانِيَ الْفَخَّارِيَّةَ بِمَهَارَةٍ كَبِيرَةٍ عَلَى مِنْضَدَتِهِ.

Çömlekçi, tezgâhında büyük bir ustalıkla çömlekler yapıyordu.

تَمَّ عَرْضُ الْمَزْهَرِيَّاتِ وَالْأَطْبَاقِ الْمُلَوَّنَةِ فِي مَتْجَرِ صَانِعِ الْفَخَّارِ.

Çömlekçi dükkanında rengarenk vazolar ve tabaklar sergileniyordu.

اسْتَمَرَّ الْفَخَّارِيُّ فِي صِنَاعَةِ الْأَوَانِي الْفَخَّارِيَّةِ بِالطُّرُقِ التَّقْلِيدِيَّةِ.

Çömlekçi, geleneksel yöntemlerle çömlek yapımını sürdürüyordu.

İlişkili Kelimeler