çıfıt

ذَلِكَ الرَّجُلُ مُحْتَالٌ تَمَامًا، إِنَّهُ يَكْذِبُ عَلَى الْجَمِيعِ.

O adam tam bir çıfıt, herkese yalan söylüyor.

تَجَنَّبِ التَّعَامُلَ مَعَ شَخْصٍ مُخَادِعٍ.

Çıfıt biriyle iş yapmaktan kaçının.

هَذَا النَّصَّابُ يَفْعَلُ أَيَّ شَيْءٍ لِخِدَاعِ النَّاسِ.

Bu çıfıt, insanları dolandırmak için her şeyi yapar.

İlişkili Kelimeler