يَجِبُ أَنْ يَتِمَّ تَجْهِيزُ كُلِّ شَيْءٍ لِلرِّحْلَةِ.
Yolculuk için her şeyin çıkılanması gerekiyor.
يَجِبُ أَنْ يَتِمَّ تَجْهِيزُ كُلِّ شَيْءٍ لِلرِّحْلَةِ.
Yolculuk için her şeyin çıkılanması gerekiyor.
يَجِبُ أَنْ يَتِمَّ التَّحْضِيرُ لِكُلِّ شَيْءٍ قَبْلَ وُصُولِ الضُّيُوفِ.
Misafirler gelmeden önce her şeyin çıkılanması lazım.
تَمَّ جَمْعُ المَوَادِّ لِيَتِمَّ التَّعْبِئَةُ لِلْمُؤَنِ.
Erzak için çıkılanmak üzere malzemeler toplandı.