çıkar

مَنْفَعَة — مَنَافِع

يَجِبُ أَنْ نَعْمَلَ مِنْ أَجْلِ مَنْفَعَةِ الْمُجْتَمَعِ.

Toplumun çıkarı için çalışmalıyız.

مَصْلَحَة — مَصَالِح

الْجَمِيعُ يَتَصَرَّفُونَ بِالتَّفْكِيرِ فِي مَصْلَحَتِهِمُ الْخَاصَّةِ.

Herkes kendi çıkarını düşünerek hareket ediyor.

فَائِدَة — فَوَائِد

مَا هِيَ الْفَائِدَةُ الَّتِي سَتَعُودُ عَلَيْكَ مِنْ هَذَا الْعَمَلِ؟

Bu işten ne gibi bir çıkarın olacak?

Ayrıca: رِبْح

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler