menfaat

مَنْفَعَة — مَنَافِع

تُصْدِرُ الدَّوْلَةُ وَتُطَبِّقُ قَوَانِينَ مُخْتَلِفَةً لِحِمَايَةِ مَنْفَعَةِ مُوَاطِنِيهَا.

Devlet, vatandaşlarının menfaatini korumak için çeşitli yasalar çıkarır ve uygular.

مَصْلَحَة — مَصَالِح

يُفَكِّرُ الْجَمِيعُ فِي مَصْلَحَتِهِمُ الْخَاصَّةِ، وَلَكِنْ فِي بَعْضِ الْأَحْيَانِ يَجِبُ مُرَاعَاةُ مَصَالِحِ الْآخَرِينَ أَيْضًا.

Herkes kendi menfaatini düşünür, ama bazen başkalarının da menfaatlerini gözetmek gerekir.

فَائِدَة — فَوَائِد

سَيَكُونُ هَذَا الِاتِّفَاقُ فِي مَصْلَحَةِ الطَّرَفَيْنِ، لِأَنَّهُ سَيَزِيدُ التَّعَاوُنَ.

Bu anlaşma her iki tarafın da menfaatine olacak, çünkü işbirliği artacak.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler