çıpa

أَمَّنَتِ السَّفِينَةُ نَفْسَهَا فِي الْعَاصِفَةِ الشَّدِيدَةِ بِإِلْقَاءِ مَرْسَاتِهَا فِي الْبَحْرِ.

Gemi, şiddetli fırtınada çıpasını denize bırakarak güvenliği sağladı.

تَسْتَخْدِمُ الدَّوْلَةُ الدُّولَارَ كَسِعْرِ صَرْفٍ ثَابِتٍ لِتَحْقِيقِ الِاسْتِقْرَارِ الِاقْتِصَادِيِّ.

Ülke, ekonomik istikrarı sağlamak için çıpa olarak doları kullanıyor.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler