çıta

يُحَاوِلُ الرِّيَاضِيُّونَ تَجَاوُزَ الْعَصَا فِي مُسَابَقَةِ الْوَثْبِ الْعَالِي.

Atletler yüksek atlama yarışmasında çıtayı geçmeye çalışıyorlar.

قَضِيب — قُضْبَان

قُمْنَا بِتَوْفِيرِ الدَّعْمِ لِلْأَرْفُفِ عَنْ طَرِيقِ تَرْكِيبِ قَضِيبٍ عَلَى الْحَائِطِ.

Duvara bir çıta monte ederek raflar için destek sağladık.

لَوْح — أَلْوَاح

قَطَعَ النَّجَّارُ لَوْحًا رَفِيعًا لِاسْتِخْدَامِهِ فِي الْمَشْرُوعِ.

Marangoz, projede kullanmak için ince bir çıta kesti.

İlişkili Kelimeler