çağırtı

كَانَ صَوْتُ الدَّعْوَةِ الْقَادِمُ مِنْ بَعِيدٍ يُشِيرُ إِلَى الْإِعْلَانِ عَنْ شَيْءٍ فِي سَاحَةِ الْقَرْيَةِ.

Uzaktan gelen bir çağırtı sesi, köyün meydanında bir duyuru yapıldığını gösteriyordu.

كَانَ نِدَاءُ الْأَطْفَالِ يُشِيرُ إِلَى أَنَّهُمْ كَانُوا يَلْعَبُونَ.

Çocukların çağırtısı, oyun oynadıklarını gösteriyordu.

İlişkili Kelimeler