çağrılmak

أَسْعَدَنِي أَنْ أُدْعَى إِلَى حَفْلِ الزِّفَافِ، لِأَنَّ عَائِشَةَ هِيَ أَقْرَبُ صَدِيقَةٍ لِي.

Düğüne çağrılmak beni çok mutlu etti, çünkü Ayşe benim en yakın arkadaşım.

الِاسْتِدْعَاءُ إِلَى مَرْكَزِ الشُّرْطَةِ لَيْسَ وَضْعًا لَطِيفًا عَلَى الْإِطْلَاقِ، آمُلُ أَلَّا يَحْدُثَ مَرَّةً أُخْرَى.

Polis merkezine çağrılmak hiç hoş bir durum değil, umarım bir daha olmaz.

فُوجِئْتُ بِمُنَادَاةِ اسْمِي بِصَوْتٍ عَالٍ، لِأَنَّهُ لَا أَحَدَ يَعْرِفُنِي.

Adım yüksek sesle çağrılmak beni şaşırttı, çünkü kimse beni tanımıyordu.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler