تَلْمِيح — تَلْمِيحَات
بفضل تلميحه، فهمت ما كان يقصده حقا وتصرفت وفقا لذلك.
Onun çaktırmasıyla, aslında ne demek istediğini anladım ve ona göre davrandım.
بفضل تلميحه، فهمت ما كان يقصده حقا وتصرفت وفقا لذلك.
Onun çaktırmasıyla, aslında ne demek istediğini anladım ve ona göre davrandım.
الإشارة التي قدمها بعينيه جعلتني أشعر بأنه كان يخفي شيئا وقررت أن أكون حذرا.
Gözleriyle yaptığı çaktırma, bana bir şeyler sakladığını hissettirdi ve dikkatli olmaya karar verdim.