çamurluk

هَذَا الْمَكَانُ مُوحِلٌ جِدًّا، يَجِبُ أَنْ تَمْشِيَ بِحَذَرٍ.

Burası çok çamurluk, dikkatli yürümelisin.

كَانَتْ وَاقِيَاتُ الطِّينِ فِي سَيَّارَتِهِ مُصْدَأَةً.

Arabasının çamurlukları paslanmıştı.

كَانَ حَاجِزُ الطِّينِ فِي دَرَّاجَتِهِ مَكْسُورًا.

Bisikletinin çamurluğu kırılmıştı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler