شَدَّ — يَشُدُّ · شَدّ
شدت أمي القماش من كلا الطرفين لتنعيمه ووضعته على الطاولة.
Annem, kumaşı düzeltmek için her iki ucundan da çekiştirerek masaya serdi.
شدت أمي القماش من كلا الطرفين لتنعيمه ووضعته على الطاولة.
Annem, kumaşı düzeltmek için her iki ucundan da çekiştirerek masaya serdi.
حاول الطفل سحب اللعبة نحوه عن طريق شد الحبل.
Çocuk, ipi çekiştirerek oyuncağı kendine doğru çekmeye çalıştı.
ليس من الصواب اغتياب الناس، لذلك يجب علينا تجنب هذا النوع من المحادثات.
İnsanların arkasından çekiştirmek doğru değil, bu yüzden bu tür konuşmalardan kaçınmalıyız.