سَحَبَ

يَسْحَبُ، سَحْب
Aynı yazılan 2 kelime daha

سَحَبَ الْوَلَدُ اللُّعْبَةَ مِنْ يَدِ أَخِيهِ الصَّغِيرِ بِقُوَّةٍ.

Çocuk, oyuncağı küçük kardeşinin elinden kuvvetle çekti.

سَحَبْتُ مَبْلَغاً كَبِيراً مِنَ المَالِ مِنَ البَنْكِ اليَوْمَ لِتَغْطِيَةِ نَفَقَاتِ السَّفَرِ.

Seyahat masraflarını karşılamak için bugün bankadan büyük miktarda para çektim.

سَحَبَتِ الْحُكُومَةُ قُوَّاتِهَا مِنَ الْمِنْطَقَةِ الْمُتَنَازَعِ عَلَيْهَا بَعْدَ التَّوَصُّلِ إِلَى اتِّفَاقٍ.

Hükümet, anlaşmaya vardıktan sonra ihtilaflı bölgeden güçlerini geri çekti.

Ayrıca: geri çekmek

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

سَحْب

سُحُوب

عَمَلِيَّةُ سَحْبِ الْمِيَاهِ مِنَ الْبِئْرِ تَتَطَلَّبُ الْكَثِيرَ مِنَ الْجُهْدِ.

Kuyudan su çekme işlemi çok çaba gerektirir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler

سُحُب

تَجَمَّعَتِ السُّحُبُ فِي السَّمَاءِ.

Bulutlar gökyüzünde toplandı.