çekmece

دُرْج — أَدْرَاج

يُوجَدُ أَقْلَامٌ وَأَوْرَاقٌ فِي دُرْجِ الْمَكْتَبِ.

Masanın çekmecesinde kalemler ve kağıtlar var.

جَارُور — جَوَارِير

وَضَعْتُ مَلَابِسِي فِي الْجَارُورِ.

Elbiselerimi çekmeceye yerleştirdim.

İlişkili Kelimeler