çektirmek

اضْطُرِرْتُ إِلَى جَعْلِ الْمِيكَانِيكِيِّ يَسْحَبُ السَّيَّارَةَ.

Arabayı tamirciye çektirmek zorunda kaldım.

تَسَبَّبَ لَنَا بِالْكَثِيرِ مِنَ الْإِحْرَاجِ بِتَصَرُّفَاتِهِ.

Yaptığı davranışlarla bizi çok çektirdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler