يَسْتَخْدِمُ مُزَارِعُو الأُرْزِ فِي هَذِهِ المِنْطَقَةِ تِقْنِيَّاتٍ حَدِيثَةً لِلْحُصُولِ عَلَى غَلَّةٍ عَالِيَةٍ.
Bu bölgedeki çeltikçiler, yüksek verim elde etmek için modern teknikler kullanıyorlar.
يَسْتَخْدِمُ مُزَارِعُو الأُرْزِ فِي هَذِهِ المِنْطَقَةِ تِقْنِيَّاتٍ حَدِيثَةً لِلْحُصُولِ عَلَى غَلَّةٍ عَالِيَةٍ.
Bu bölgedeki çeltikçiler, yüksek verim elde etmek için modern teknikler kullanıyorlar.
اسْتَيْقَظَ فَلَّاحُ الْأَرُزِّ مُبَكِّرًا لِرَيِّ حَقْلِهِ.
Çeltikçi, tarlasını sulamak için sabah erkenden kalktı.
يَجِبُ دَعْمُ مُنْتِجِي الأُرْزِ فِي تُرْكِيَا لِزِيَادَةِ الإِنْتَاجِ المَحَلِّيِّ.
Türkiye'deki çeltikçiler, yerli üretimi artırmak için desteklenmelidir.