çerağ

مِصْبَاح — مَصَابِيح

فِي الماضِي، كَانَتِ المَصَابِيحُ تُسْتَخْدَمُ فِي المَنَازِلِ، أَمَّا الآنَ تُوجَدُ مَصَابِيحُ كَهْرَبَائِيَّةٌ.

Eskiden evlerde çerağ kullanılırdı, şimdi ise elektrikli lambalar var.

سِرَاج — سُرُج

كَانَتْ قِرَاءَةُ الكُتُبِ تَحْتَ ضَوْءِ السِّرَاجِ تَجْرِبَةً رُومَانْسِيَّةً لِلْغَايَةِ.

Çerağ ışığı altında kitap okumak çok romantik bir deneyimdi.

قِنْدِيل — قَنَادِيل

كَانَ القِنْدِيلُ مَصْدَرَ ضَوْءٍ يُرْشِدُ فِي اللَّيَالِي المُظْلِمَةِ.

Çerağ, karanlık gecelerde yol gösteren bir ışık kaynağıydı.

İlişkili Kelimeler