ضَوْء — أَضْوَاء
ضَوْءُ الشَّمْسِ ضَرُورِيٌّ لِلنَّبَاتَاتِ لِلْقِيَامِ بِعَمَلِيَّةِ التَّمْثِيلِ الضَّوْئِيِّ وَهُوَ مَصْدَرُ الْحَيَاةِ.
Güneş ışığı, bitkilerin fotosentez yapması için gereklidir ve yaşam kaynağıdır.
ضَوْءُ الشَّمْسِ ضَرُورِيٌّ لِلنَّبَاتَاتِ لِلْقِيَامِ بِعَمَلِيَّةِ التَّمْثِيلِ الضَّوْئِيِّ وَهُوَ مَصْدَرُ الْحَيَاةِ.
Güneş ışığı, bitkilerin fotosentez yapması için gereklidir ve yaşam kaynağıdır.
فِي اللَّيْلِ أَطْفَأْتُ نُورَ الْغُرْفَةِ لِأَنَّ أَخِي الصَّغِيرَ كَانَ نَائِمًا.
Geceleyin küçük kardeşim uyuduğu için odanın ışığını kapattım.
جَعَلَتِ الْإِضَاءَةُ عَلَى الْمَسْرَحِ أَدَاءَ الْمُمَثِّلِينَ أَكْثَرَ إِثَارَةً لِلْإِعْجَابِ.
Sahnedeki ışıklar, oyuncuların performansını daha etkileyici hale getirdi.
سَنَا، ضِيَاء، مِصْبَاح، شُعْلَة، سِرَاج، وَهَج، إِنَارَة، إِشْرَاقَة