çiçeklik

وَضَعَتْ أُمِّي حَامِلَ الْأَزْهَارِ الَّذِي اشْتَرَتْهُ حَدِيثًا فِي الشُّرْفَةِ.

Annem yeni aldığı çiçekliği balkona yerleştirdi.

فِي الْمَنَازِلِ الْقَدِيمَةِ، كَانَتْ رُفُوفُ الزُّهُورِ تُوجَدُ عَادَةً فِي تَجَاوِيفِ الْجُدْرَانِ.

Eski evlerde çiçeklikler genellikle duvar oyuklarında bulunurdu.

İlişkili Kelimeler