çimenli

الْأَطْفَالُ يُحِبُّونَ اللَّعِبَ فِي حَدِيقَتِنَا لِأَنَّهَا عُشْبِيَّةٌ وَمَلِيئَةٌ بِالزُّهُورِ الْجَمِيلَةِ.

Bahçemiz çimenli ve çiçeklerle dolu olduğu için çocuklar orada oynamayı çok seviyor.

الْمَنَاطِقُ الْمُغَطَّاةُ بِالْعُشْبِ فِي الْحَدِيقَةِ مِثَالِيَّةٌ لِلنُّزُهَاتِ وَالِاسْتِرْخَاءِ فِي الطَّبِيعَةِ.

Parkın çimenli alanları piknik yapmak ve dinlenmek için idealdir.

İlişkili Kelimeler