امْتَلَأَتِ السُّدُودُ لِأَنَّ الْأَمْطَارَ هَطَلَتْ بِغَزَارَةٍ هَذَا الصَّيْفَ.
Bu yaz çokça yağmur yağdığı için barajlar doldu.
امْتَلَأَتِ السُّدُودُ لِأَنَّ الْأَمْطَارَ هَطَلَتْ بِغَزَارَةٍ هَذَا الصَّيْفَ.
Bu yaz çokça yağmur yağdığı için barajlar doldu.
أَشْرَبُ الْمَاءَ كَثِيرًا فِي الصَّيْفِ.
Yazın çokça su içerim.
حَظِيَ هَذَا الْمَشْرُوعُ بِدَعْمٍ كَبِيرٍ وَنَجَحَ.
Bu proje çokça destek gördü ve başarıya ulaştı.