رَأَيْتُ كَلْبًا ضَخْمًا يَقِفُ أَمَامَ الْبَابِ.
Kapının önünde duran koca bir çomar gördüm.
رَأَيْتُ كَلْبًا ضَخْمًا يَقِفُ أَمَامَ الْبَابِ.
Kapının önünde duran koca bir çomar gördüm.
تَصَرَّفَ بِوَقَاحَةٍ شَدِيدَةٍ لِدَرَجَةِ أَنَّ الْجَمِيعَ ابْتَعَدُوا عَنْهُ.
O kadar çomarca davrandı ki, herkes ondan uzaklaştı.