çoraklık

تَجْعَلُ قُحُولَةُ التُّرْبَةِ الزِّرَاعَةَ مُسْتَحِيلَةً.

Toprağın çoraklığı, tarımı imkansız hale getiriyor.

تَسَبَّبَ الْجَدْبُ فِي الْمِنْطَقَةِ فِي انْخِفَاضِ مَصَادِرِ الْمِيَاهِ.

Bölgedeki çoraklık, su kaynaklarının azalmasına neden oldu.

أَدَّى عُقْمُ التُّرْبَةِ إِلَى تَدْمِيرِ الغِطَاءِ النَّبَاتِيِّ.

Toprağın çoraklığı, bitki örtüsünün yok olmasına yol açtı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler