çubuk

عَصَا — عِصِيّ

يَسْتَخْدِمُ الرَّجُلُ الْعَجُوزُ عَصًا لِتَحْقِيقِ التَّوَازُنِ أَثْنَاءَ الْمَشْيِ.

Yaşlı adam yürürken denge sağlamak için bir çubuk kullanıyor.

قَضِيب — قُضْبَان

زَرَعْتُ قَضِيبًا لِدَعْمِ النَّبَاتَاتِ فِي الْحَدِيقَةِ.

Bahçedeki bitkilere destek olması için bir çubuk diktim.

عُود — أَعْوَاد

جَمَعْنَا بَعْضَ الْأَعْوَادِ لِإِشْعَالِ نَارِ الْمُخَيَّمِ.

Kamp ateşini yakmak için birkaç çubuk topladık.

İlişkili Kelimeler