değnek

عَصَا — عِصِيّ

كَانَ الرَّجُلُ العَجُوزُ يَسْتَخْدِمُ عَصًا أَثْنَاءَ المَشْيِ.

Yaşlı adam yürürken değnek kullanıyordu.

قَضِيب — قُضْبَان

كَانَ الرَّاعِي يَسْتَخْدِمُ قَضِيبًا لِتَوْجِيهِ الْأَغْنَامِ.

Çoban koyunları yönlendirmek için değnek kullanıyordu.

اِسْتَخْدَمَ ضَابِطُ الشُّرْطَةِ هِرَاوَةً لِتَفْرِيقِ الحَشْدِ.

Polis memuru kalabalığı dağıtmak için değnek kullandı.

İlişkili Kelimeler