عَصَا — عِصِيّ
كَانَ الرَّجُلُ الْعَجُوزُ يَسْتَخْدِمُ عَصًا لِلْمَشْيِ لِلْحِفَاظِ عَلَى تَوَازُنِهِ.
Yaşlı adam dengesini sağlamak için baston kullanıyordu.
كَانَ الرَّجُلُ الْعَجُوزُ يَسْتَخْدِمُ عَصًا لِلْمَشْيِ لِلْحِفَاظِ عَلَى تَوَازُنِهِ.
Yaşlı adam dengesini sağlamak için baston kullanıyordu.
يَحْتَاجُ الْجَدُّ إِلَى عُكَّازٍ لِكَيْ يَتَمَكَّنَ مِنَ الْمَشْيِ بِسُهُولَةٍ فِي الْحَدِيقَةِ.
Büyükbaba bahçede kolayca yürüyebilmek için bastona ihtiyaç duyuyor.