قَاسَ الطَّبِيبُ ضَغْطَ الدَّمِ لِلْمَرِيضِ.
Doktor hastanın tansiyonunu ölçümledi.
قَاسَ الطَّبِيبُ ضَغْطَ الدَّمِ لِلْمَرِيضِ.
Doktor hastanın tansiyonunu ölçümledi.
قَامَ الْمُهَنْدِسُ بِمُعَايَرَةِ الْجِهَازِ لِلتَّأَكُّدِ مِنْ دِقَّتِهِ.
Mühendis, cihazın doğruluğunu sağlamak için onu ölçümledi.
قَامَ النَّاقِدُ الْفَنِّيُّ بِتَثْمِينِ الْقِيمَةِ الْفَنِّيَّةِ لِلْعَمَلِ.
Sanat eleştirmeni, eserin sanatsal değerini ölçümledi.
Ayrıca: قَدَّرَ