فِي الْبِدَايَةِ كُنْتُ أَتَرَدَّدُ فِي الْقِيَامِ بِهَذَا الْعَمَلِ، لَكِنَّنِي اعْتَدْتُ عَلَيْهِ لَاحِقًا.
Önceleri bu işi yapmaktan çekiniyordum, ama sonra alıştım.
فِي الْبِدَايَةِ كُنْتُ أَتَرَدَّدُ فِي الْقِيَامِ بِهَذَا الْعَمَلِ، لَكِنَّنِي اعْتَدْتُ عَلَيْهِ لَاحِقًا.
Önceleri bu işi yapmaktan çekiniyordum, ama sonra alıştım.
سَابِقاً كَانَ هُنَاكَ مَتْجَرٌ صَغِيرٌ هُنَا، وَالْآنَ أَصْبَحَ مَتْجَرًا كَبِيرًا.
Önceleri burada küçük bir dükkan vardı, şimdi büyük bir mağaza oldu.
فِي الْمَاضِي كُنْتُ خَجُولًا جِدًّا، لَكِنَّنِي الْآنَ أَكْثَرُ اجْتِمَاعِيَّةً.
Önceleri çok utangaçtım, ama şimdi daha sosyalim.