önsezi

شَعَرْتُ بِحَدْسٍ أَنَّ كَارِثَةً سَتَقَعُ وَكُنْتُ خَائِفاً جِدّاً.

Bir felaket olacağını önseziyle anlamıştım ve çok korkmuştum.

إِحْسَاسٌ مُسْبَقٌ — أحاسيس مسبقة

الْإِحْسَاسُ الْمُسْبَقُ هُوَ الشُّعُورُ بِأَنَّ شَيْئًا مَا سَيَحْدُثُ، وَأَحْيَانًا يَتَجَاوَزُ الْمَنْطِقَ.

Önsezi, bazen mantığın ötesinde bir şeylerin olacağını hissetmektir.

دَخَلْتُ هَذَا الْعَمَلَ وَاثِقًا بِتَوَقُّعَاتِي وَنَجَحْتُ.

Önsezilerime güvenerek bu işe girdim ve başarılı oldum.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler