مِنْ حَقِّ كُلِّ فَرْدٍ أَنْ يَتَحَرَّرَ مِنَ الضُّغُوطِ الِاجْتِمَاعِيَّةِ.
Toplumsal baskılardan özgürleşmek her bireyin hakkıdır.
مِنْ حَقِّ كُلِّ فَرْدٍ أَنْ يَتَحَرَّرَ مِنَ الضُّغُوطِ الِاجْتِمَاعِيَّةِ.
Toplumsal baskılardan özgürleşmek her bireyin hakkıdır.
إِنَّهُ شُعُورٌ رَائِعٌ أَنْ تُصْبِحَ حُرًّا أَخِيرًا بَعْدَ فَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ مِنَ الْأَسْرِ.
Uzun bir esaretin ardından nihayet özgürleşmek çok güzel bir duygu.
نَاضَلَ الْعَبِيدُ بِشِدَّةٍ مِنْ أَجْلِ أَنْ يَنْعَتِقُوا.
Köleler özgürleşmek için büyük bir mücadele verdiler.