özverili

الْمُمَرِّضَةُ الْإِيثَارِيَّةُ كَرَّسَتْ حَيَاتَهَا لِخِدْمَةِ الْمَرْضَى الْمُحْتَاجِينَ فِي الْمُسْتَشْفَى.

Özverili hemşire, hayatını hastanedeki ihtiyaç sahibi hastalara hizmet etmeye adadı.

يَتَخَلَّى الْأَشْخَاصُ الْمُضَحُّونَ عَنْ مَصَالِحِهِمُ الْخَاصَّةِ مِنْ أَجْلِ سَعَادَةِ الْآخَرِينَ.

Özverili insanlar, başkalarının mutluluğu için kendi çıkarlarından vazgeçerler.

يُرِيدُ الْمُعَلِّمُ الْمُتَفَانِي دَائِمًا الْأَفْضَلَ لِطُلَّابِهِ.

Özverili bir öğretmen, öğrencileri için her zaman en iyisini ister.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler