cömert

إِنَّهُ شَخْصٌ كَرِيمٌ جِدًّا، وَهُوَ دَائِمًا مُسْتَعِدٌّ لِمُسَاعَدَةِ الْآخَرِينَ.

O çok cömert bir insan, her zaman başkalarına yardım etmeye hazırdır.

قَدَّمَ مُتَبَرِّعٌ سَخِيٌّ مُسَاهَمَةً كَبِيرَةً فِي بِنَاءِ الْمَكْتَبَةِ الْجَدِيدَةِ لِلْمَدْرَسَةِ.

Cömert bir bağışçı, okulun yeni kütüphanesinin yapımına büyük katkıda bulundu.

كَانَتِ الطَّبِيعَةُ دَائِمًا مَصْدَرَ إِلْهَامٍ لَنَا بِمَا تُقَدِّمُهُ لَنَا مِنْ جَمَالٍ بِسَخَاءٍ.

Doğa, bize cömertçe sunduğu güzelliklerle her zaman ilham kaynağı olmuştur.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler