üç beş

لَمْ يَتَبَقَّ فِي جَيْبِي سِوَى الْقَلِيلِ مِنَ الْمَالِ.

Cebimde üç beş kuruş para kaldı sadece.

حَضَرَ الِاجْتِمَاعَ عَدَدٌ قَلِيلٌ مِنَ النَّاسِ فَقَطْ.

Toplantıya üç beş kişi katılmıştı sadece.

سَتَسِيرُ الْأُمُورُ عَلَى مَا يُرَامُ فِي غُضُونِ بِضْعَةِ أَيَّامٍ.

Üç beş gün içinde işler yoluna girecektir.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler