ülfet

أَكْسَبَتْهُمْ صَدَاقَتُهُمُ الطَّوِيلَةُ أُلْفَةً كَبِيرَةً.

Uzun süren arkadaşlıkları onlara büyük bir ülfet kazandırmıştı.

الصَّدَاقَةُ وَالِاحْتِرَامُ هُمَا أَسَاسُ الْعَلَاقَةِ الْجَيِّدَةِ.

Ülfet ve saygı, iyi bir ilişkinin temelidir.

İlişkili Kelimeler