إِنَّ قُرْبَ مَنْزِلِنَا مِنَ الْبَحْرِ يَجْعَلُنَا نَسْتَمْتِعُ كَثِيرًا فِي أَشْهُرِ الصَّيْفِ.
Evimizin denize olan yakınlığı, yaz aylarında çok keyifli oluyor.
إِنَّ قُرْبَ مَنْزِلِنَا مِنَ الْبَحْرِ يَجْعَلُنَا نَسْتَمْتِعُ كَثِيرًا فِي أَشْهُرِ الصَّيْفِ.
Evimizin denize olan yakınlığı, yaz aylarında çok keyifli oluyor.
لَقَدْ أَقَمْتُ أُلْفَةً كَبِيرَةً مَعَ زُمَلَائِي الْجُدُدِ فِي الْعَمَلِ فِي وَقْتٍ قَصِيرٍ.
Yeni iş arkadaşlarımla kısa sürede büyük bir yakınlık kurdum.
إِنَّ المَوَدَّةَ بَيْنَهُمَا دَلِيلٌ عَلَى صَدَاقَةٍ دَامَتْ لِسَنَوَاتٍ عَدِيدَةٍ.
Onların arasındaki yakınlık, uzun yıllara dayanan bir dostluğun göstergesi.
قَرَابَة، كَثَب، مُجَاوَرَة، حَمِيمِيَّة، زُلْفَة، قُرْبَى، جِيرَة، زُلْفَى، اِقْتِرَاب، مُصَاقَبَة