üst geçit

يَجِبُ عَلَى الْمُشَاةِ اسْتِخْدَامُ الْجِسْرِ الْعُلْوِيِّ لِعُبُورِ الطَّرِيقِ.

Yayalar, karşıya geçmek için üst geçidi kullanmalıdır.

بِفَضْلِ الْمَمَرِّ الْعُلْوِيِّ، لَا يَنْقَطِعُ تَدَفُّقُ حَرَكَةِ الْمُرُورِ.

Üst geçit sayesinde trafik akışı kesintiye uğramıyor.

الْكُوبْرِي الَّذِي تَمَّ إِنْشَاؤُهُ حَدِيثًا حَلَّ مُشْكِلَةَ الْمُرُورِ فِي الْمِنْطَقَةِ.

Yeni yapılan üst geçit, bölgedeki trafik sorununu çözdü.

Ayrıca: مَعْبَرٌ مُرْتَفِعٌ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler