شَنَّ الْجَيْشُ الْعُثْمَانِيُّ هُجُومًا خَاطِفًا عَلَى الْعَدُوِّ.
Osmanlı ordusu, düşmana karşı ani bir ılgar düzenledi.
شَنَّ الْجَيْشُ الْعُثْمَانِيُّ هُجُومًا خَاطِفًا عَلَى الْعَدُوِّ.
Osmanlı ordusu, düşmana karşı ani bir ılgar düzenledi.
عَادَ الْغُزَاةُ بَعْدَ شَنِّ غَارَةٍ عَلَى أَرَاضِي الْعَدُوِّ.
Akıncılar, düşman topraklarına ılgar düzenleyerek geri döndüler.
تَسَبَّبَ انْدِفَاعُ الْخُيُولِ فِي هَزِيمَةِ صُفُوفِ الْعَدُوِّ.
Atların ılgarı, düşman saflarını bozguna uğrattı.