ıztırar

بَاعَ الرَّجُلُ سَيَّارَتَهُ اضْطِرَارًا لَا اخْتِيَارًا.

Adam arabasını isteyerek değil, ıztırar yüzünden sattı.

فِي حَالَةِ الضَّرُورَةِ، يُمْكِنُ تَخْفِيفُ بَعْضِ الْقَوَاعِدِ.

Iztırar durumunda, bazı kurallar esnetilebilir.

İlişkili Kelimeler