يُعْتَقَدُ أَنَّ هُنَاكَ شُبْهَةً كَبِيرَةً فِي هَذَا المَشْرُوعِ.
Bu projede büyük bir şaibe olduğu düşünülüyor.
يُعْتَقَدُ أَنَّ هُنَاكَ شُبْهَةً كَبِيرَةً فِي هَذَا المَشْرُوعِ.
Bu projede büyük bir şaibe olduğu düşünülüyor.
شَعَرْتُ بِرِيبَةٍ فِي سُلُوكِهِمْ.
Davranışlarında bir şaibe sezdim.
الوَصْمَةُ الَّتِي لَحِقَتْ بِاسْمِهِ أَحْزَنَتْهُ كَثِيرًا.
Adına sürülen şaibe onu çok üzdü.
Ayrıca: عَيْب