بقعة — بُقَع
ظهرت بقعة قهوة على قميصي، يجب أن أنظفها على الفور.
Gömleğimde kahve lekesi oluştu, hemen temizlemeliyim.
ظهرت بقعة قهوة على قميصي، يجب أن أنظفها على الفور.
Gömleğimde kahve lekesi oluştu, hemen temizlemeliyim.
تركت هذه الحادثة وصمة كبيرة على سمعة الشركة.
Bu olay, şirketin itibarında büyük bir leke bıraktı.
تسبب السرقة في عار كبير لعائلتنا.
Hırsızlık yapmak, ailemize büyük bir leke sürdü.