الْكَذِبُ عَارٌ عَلَى الْإِنْسَانِ.
Yalan söylemek insan için bir ayıptır.
الْكَذِبُ عَارٌ عَلَى الْإِنْسَانِ.
Yalan söylemek insan için bir ayıptır.
الكَذِبُ عَارٌ عَلَى صَاحِبِهِ.
Yalan, sahibi için yüz karasıdır.
leke, rezillik, yüz kiri, kepazelik, yüzü karalık
خَرَجَ الطِّفْلُ عَارِيًا مِنَ الحَمَّامِ.
Çocuk banyodan çıplak çıktı.
كَانَ كَلَامُهُ عَارِيًا مِنَ التَّعْقِيدِ.
Konuşması karmaşadan uzak, yalındı.
üstsüz başsız, döşemesiz, cavlak, kumaşsız, kabuksuz, yalıncak, peştamalsız, şallak, üryan, donatısız, carsız, dayamsız döşemsiz, kavkısız, döşemsiz, libassız, urbasız, esvapsız, giysisiz, soyunuk, çulsuz, elbisesiz, kıyafetsiz, cıbıl