حَاوَلْتُ إِزَالَةَ الْبُقْعَةِ الصَّعْبَةِ مِنَ الْقَمِيصِ الْأَبْيَضِ بِاسْتِخْدَامِ مُزِيلِ الْبُقَعِ.
Beyaz gömlekteki zor lekeyi leke çıkarıcı kullanarak çıkarmaya çalıştım.
حَاوَلْتُ إِزَالَةَ الْبُقْعَةِ الصَّعْبَةِ مِنَ الْقَمِيصِ الْأَبْيَضِ بِاسْتِخْدَامِ مُزِيلِ الْبُقَعِ.
Beyaz gömlekteki zor lekeyi leke çıkarıcı kullanarak çıkarmaya çalıştım.
رَأَيْتُ كَلْبًا أَبْيَضَ فِيهِ بُقْعَةٌ سَوْدَاءُ حَوْلَ عَيْنِهِ.
Gözünün etrafında siyah bir benek olan beyaz bir köpek gördüm.
وَجَدْنَا بُقْعَةً مُظَلَّلَةً تَحْتَ شَجَرَةٍ كَبِيرَةٍ لِلِاسْتِرْخَاءِ وَالرَّاحَةِ مِنْ حَرَارَةِ الشَّمْسِ.
Güneşin sıcağından rahatlamak ve dinlenmek için büyük bir ağacın altında gölgeli bir alan bulduk.
Ayrıca: nokta