şart

شَرْط — شُرُوط

لَدَيَّ شَرْطٌ وَاحِدٌ لِبَدْءِ هَذَا الْعَمَلِ، وَهُوَ أَنْ يَكُونَ رَاتِبِي مُرْتَفِعًا.

Bu işe başlamak için tek şartım var, o da maaşımın yüksek olması.

بَنْد — بُنُود

قَرَأْتُ جَمِيعَ بُنُودِ الْعَقْدِ بِعِنَايَةٍ وَوَافَقْتُ عَلَيْهَا.

Sözleşmenin bütün şartlarını dikkatlice okudum ve kabul ettim.

قَيْد — قُيُود

سَيَتِمُّ تَنْفِيذُ هَذَا الْمَشْرُوعِ تَحْتَ بَعْضِ الْقُيُودِ الْهَامَّةِ.

Bu proje, bazı önemli şartlar altında yürütülecek.

Ayrıca: مُتَطَلَّب

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler