şehla

عَيْنَاهَا الْحَوَلُ الطَّفِيفُ أَضْفَتْ عَلَيْهَا جَاذِبِيَّةً مُخْتَلِفَةً، كَانَتْ جَمِيلَةً جِدّاً.

Şehla gözleri ona farklı bir çekicilik katıyordu, çok güzeldi.

كَانَ لَدَيْهِ عَيْنٌ بِهَا حَوَلٌ خَفِيفٌ مُنْذُ الطُّفُولَةِ، لَكِنْ لَمْ يُلَاحِظْ أَحَدٌ ذَلِكَ.

Çocukluktan kalma şehla bir gözü vardı, ama kimse fark etmiyordu.

İlişkili Kelimeler