göz

عَيْن — عُيُون

الْعَيْنُ هِيَ عُضْوٌ مُهِمٌّ يُوَفِّرُ الْقُدْرَةَ عَلَى الرُّؤْيَةِ.

Göz, görme yeteneği sağlayan önemli bir organdır.

جَارُور — جَوَارِير

وَضَعْتُ الْمَفَاتِيحَ فِي الْجَارُورِ الْأَوَّلِ مِنَ الْمَكْتَبِ.

Anahtarları masanın ilk gözüne koydum.

أَلْقَى عَلَيَّ نَظْرَةً ذَاتَ مَغْزًى بِعَيْنَيْهِ.

Gözleriyle bana anlamlı bir bakış attı.

Ayrıca: فَتْحَة، بُؤْبُؤ

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler