فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ الشَّهْرِيَارُونَ يَحْكُمُونَ الْبُلْدَانَ بِالْعَدْلِ.
Eski zamanlarda şehriyârlar ülkeleri adaletle yönetirlerdi.
فِي الْعُصُورِ الْقَدِيمَةِ، كَانَ الشَّهْرِيَارُونَ يَحْكُمُونَ الْبُلْدَانَ بِالْعَدْلِ.
Eski zamanlarda şehriyârlar ülkeleri adaletle yönetirlerdi.
يَجِبُ أَنْ يَكُونَ الْمَلِكُ قَائِداً يَعْمَلُ مِنْ أَجْلِ رَفَاهِيَةِ شَعْبِهِ.
Şehriyâr, halkının refahı için çalışan bir lider olmalıdır.
يَجِبُ عَلَى الْحَاكِمِ أَنْ يُقَدِّمَ كُلَّ التَّضْحِيَاتِ لِحِمَايَةِ بِلَادِهِ.
Şehriyâr, ülkesini korumak için her türlü fedakarlığı yapmalıdır.