şemsiye

كَانَ الْمَطَرُ شَدِيداً جِدّاً، لِذَلِكَ اضْطُرِرْتُ لِفَتْحِ مِظَلَّتِي.

Yağmur çok şiddetliydi, bu yüzden şemsiyemi açmak zorunda kaldım.

قُمْنَا بِتَرْكِيبِ شَمْسِيَّةٍ كَبِيرَةٍ عَلَى الشَّاطِئِ لِلْحِمَايَةِ مِنَ الشَّمْسِ.

Sahilde güneşten korunmak için büyük bir şemsiye kurduk.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler