şimdi

يَجِبُ أَنْ أَذْهَبَ الْآنَ، وَإِلَّا فَلَنْ أَلْحَقَ بِالْقِطَارِ.

Şimdi gitmeliyim, yoksa trene yetişemeyeceğim.

عَلَيْنَا أَنْ نُنْهِيَ هَذَا الْعَمَلَ حَالًا.

Hemen şimdi bu işi bitirmemiz gerekiyor.

أَنَا مَشْغُولٌ فِي الْوَقْتِ الْحَالِيِّ، هَلْ يُمْكِنُنِي الِاتِّصَالُ بِكَ لَاحِقًا؟

Şimdi meşgulüm, daha sonra seni arayabilir miyim?

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler