şipşak

أَعَدَّتِ الطَّعَامَ بِسُرْعَةٍ وَوَضَعَتْهُ عَلَى الْمَائِدَةِ.

Yemeği şipşak hazırlayıp masaya koydu.

أَصْلَحَ الْمِيكَانِيكِيُّ الْعُطْلَ فَوْرًا.

Tamirci arızayı şipşak giderdi.

قَامَ السَّاحِرُ بِالْخُدْعَةِ بِلَمْحِ الْبَصَرِ وَفُوجِئَ الْجَمِيعُ.

Sihirbaz numarayı şipşak yaptı ve herkes şaşırdı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler