şirin

اشْتَرَيْنَا بَيْتًا صَغِيرًا جَذَّابًا فِي الْقَرْيَةِ، وَحَوْلَهُ حَدِيقَةٌ كَبِيرَةٌ.

Köyde küçük, şirin bir ev aldık ve etrafında büyük bir bahçe var.

نَظَرَ إِلَيَّ الطِّفْلُ بِابْتِسَامَةٍ لَطِيفَةٍ.

Çocuk, şirin bir gülümsemeyle bana baktı.

يَحْتَوِي فُنْدُقُنَا عَلَى حَدِيقَةٍ جَمِيلَةٍ.

Otelimiz, şirin bir bahçeye sahip.

İlişkili Kelimeler